- Sosyal faaliyetleri
planlı bir şekilde sürdürmek: Yoğun
çalışma temposu ve stres zamanla tükenmişlik ve çalışma performansında
azalmaya neden olabilir. Bu nedenle haftada en az birkaç saatin hobilere
ayrılması, yapmaktan keyif alınan şeylere yönelme çalışma kapasitesini ve kalitesini olumlu yönde
etkilemektedir.
- Başkalarının
söyledikleriyle değil, kendi sonuçlarına göre karar vermek: Şimdiye
kadar elde ettiğiniz başarıları, üstesinden geldiğiniz zorlukları düşünmek ve
bunlardan kazandığınız tecrübeleri aklınıza getirmek size yol gösterici olur.
Sürekli olumsuz düşünmek, hep başkalarının sözüne göre kendine yön vermek veya
diğer öğrencilerin ders çalışma temposuna göre kendini ayarlamak karışıklığa,
yetersizlik duygularına ve sıkışmışlık hissine neden olabilir.
Sınav Öncesi
Yapılabilecekler:
- Sınavın çok yaklaştığı
günlerde yeni, bilinmeyen konuları çalışmaya gayret etmek kaygıyı artırabilir.
Yeterli süre yoksa bu konulara girmemek en uygun olanıdır. Bu dönemlerde
özellikle yürümek gibi fizik aktiviteleri arttırmak
sınav heyecanın getirdiği
hareketlilik hissi ve huzursuzluğu önlemede işe yarayabilir.
- Beslenme ve uyku düzeni
aslında sürekli dikkat edilmesi gereken önemli fizyolojik ihtiyaçlardır. Tıpkı
ders programı gibi bu ihtiyaçlarında belirli bir düzeni ve ritmi olması
gerekir. Artan kaygılar bu ritmi bozabilir. Daha çok çalışma düşüncesi,
acelecilik, zaman baskısı da özellikle sınavın yaklaştığı günlerde bu düzeni
bozan faktörlerdir. Özellikle uyumamak için aşırı alınan kahve, çay ve nadirde
olsa kullanılan bazı uyarıcı ilaçlar kontrolsüz kullanıldıklarında uzun vadede
önemli problemler yaratabilir. Bu nedenle bu ritmi bozmamak, uyku ve beslenme
ihtiyacının da sınava çalışmanın bir parçası olarak düşünmek gereklidir.
Ailelere öneriler:
En önemli basamaklardan
birisi sınavın her ebeveynin kendisi için ne anlama geldiğini anlamasıdır. Çoğu
zaman anne babanın istekleri, beklentileri ve hayalleri çocuğunkilerle
karışabilir. Bütün yönlendirmeler bu istekler doğrultusunda şekillenebilir.
Beklentileri çocuğun yeteneklerine ve düzeyine göre belirlemek akademik ve
sosyal uyum için oldukça önemlidir.
Bunları düşünmeden atılacak
adımlar zorlanmaları ve hayal kırıklıklarını birlikte getirir.
Anne babanın yaşadığı bir
kaygı ne kadar hissettirilmemeye çalışılsa da çocuğa aktarılır. Kendi kaygıları
ile başa çıkılmadan atılacak adımlar çocuk için inandırıcı olmaktan çıkacaktır.
Aile ortamında yaşadığı her zorluk karşısında yargılanmadan dinlendiğini ve
duygularını paylaşabildiğini hissetmek çocuklar için oldukça rahatlatıcı ve
güven vericidir. Bütün okul hayatı boyunca, ders başarılarının onun sadece bir
yönü olduğunu, bütün kişiliğinin, verilecek sevginin, değerinin sadece okul ve
sınav başarısı ile ilgili olmadığının hissettirilmesi bu kaygının oluşmasını
engelleyecek en önemli davranış şeklidir.