Psikolojik Gelişimi    Bilişsel Gelişimi
Ergenlik Dönemi Madde Kullanımı

ERGENLİKTE MADDE BAĞIMLILIĞI

Alkol  ve  madde  bağımlılığı  bir  ihtiyacın  sonunda  ortaya  çıkar.  Bu da  kullanan  kişiliği  ile  çok  yakından  ilişkilidir.  Bağımlı  günlük hayatın getirdiği zorluklardan kaçmak ve yapay bir cennete sığınma arzusundadır. (Özaydın, 1984 )

Bağımlılığı yaratan nedenler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

 Dayanıksız Ve Güçsüz Bir Kişilik Yapısına Sahip Olma Ve Kaygıdan Kaçma

Bağımlılar genellikle öz güvenleri zayıf ve kaygılı insanlardır. Hayatın getireceği zorluklardan ürkerek onlardan kaçmak isterler. Alkol ve uyuşturucu maddelerin kaygıyı azaltan niteliği bunların zorluklardan kaçan kişilerce bir “destekleme aracı” olarak kullanılmasına yol açmaktadır. Alkol ve uyuşturucuların yarattıkları geçici “sığınma ortamları” ve verdikleri geçici rahatlama, kullananlarda önceleri alışkanlık, daha sonra ise bağımlılık veya tutsaklık doğurmaktadır. (Köknel, 1983 )  Hayatın getirdiği gerginliklerle başa çıkmada sıkıntıya düşen bir kısım bağımlılar çok muhtemelen aşırı koruyucu ana-baba tutumları nedeniyle gerginlik ve baskı doğuran uyaran ve durumlarla yüzleştirilmemiş, yeterince sorumluluk verilmemiş çocuk ve gençler olarak yetiştirilmişlerdir. Hayattaki olayların zorlukları, karşılaşılan engeller, başarısızlık ve üzüntüler bu gençler için dayanılması çok zor sıkıntılar getirir. Olumsuz  günlük deneyimleri hep abartılı bir zorlanma karşılanır, sorumluluklardan korkarak uzaklaşmak güçsüz bir kişilik sergileyen gençlerin  sergileyen kişilerin özelliklerindendir. Bu yapıdaki gençler bağımlılık yaratan maddelere sığınabilirler.(Kasatura 1995)

İçten Denetimli Olmaktan Çok, Dıştan Denetimli Olmak

Bireyin karşı karşıya kaldığı ve yaşadığı sorunların hep kendi dışındaki nedenlere bağlı olduğunu düşünmesi ve bunların çözümlenmelerini de dışsal gelişmelere bağlaması onun “dıştan denetimli” olduğunu gösterir. Bunun yanında kendisi ile ilgili yaşadığı olaylardaki sorumluluğunu görebilen ve kendisi ile ilgili gelişmelere kısmen kendisinin yön verebileceğini düşünen bireyler “içten denetimli” olarak tanımlanmaktadır. İçten denetimli olanlar daha özerk davranmakta, kendi eylemlerinin sorumluluğunu yüklenebilen insanlar olmaktadır.Dıştan denetimli olanların içten denetimli olanlara göre bağımlı olmaya daha yatkın kişilik taşıdıkları düşünülebilir.

         Kendini Değersiz Algılama

Kendini değersiz ve eksik yanları olan biri gibi algılamak alkol ve madde bağımlısı olmaya yatkın gençlerde gözlenen diğer kişilik özelliğidir. (Kasatura, 1995) Kendini aşağılamak, suçlamak, yetenek ve değerlerinin farkında olmamak, kısaca kendine ait değerlendirmede olumsuz olma ve özgüven eksikliğine aşağılık duygusu taşıyan gençlerde rastlanmaktadır. Olumsuz ve düşük benlik algısı taşıyan bireyler kendilerini toplum dışı ve iğrenç insanlar gibi değerlendirilebilir ve ahlak dışı tutum ve tavır sergileyenlerle kendini özdeşleştirip, benzer ahlaki tutumlar içine girebilirler. Böylelikle bağımlılardan daha çok etkilenerek, olumsuz alışkanlıklar edinebilirler.
Duygusal Bakımdan Olgunlaşmamış Olma

Çocukluk döneminde anne baba tarafından istenmemiş, rededilmiş bir çocuk olarak büyümüş, anne babası tarafından sevgi ve hoşgörü görmemiş gençlerin doyurulmamış ve tatmin bulmamış duyguları alkol ve uyuşturucularla doyuma ulaşmayı deneyebilir. (Köknel 1983)

İçten gelen hazza yönelik arzularını kontrol etmekte güçlük çeken, onları dengelemeyen gençlerin hazza ulaşma istekleri onları bağımlılık yaratan maddelere yöneltebilir. Olgunlaşmamış duygular taşıyan, heyecanlarını dengeleyemeyen gençlerde de rahatlamak ve sakinleşmek bağımlılık doğuran maddelere yönelme görülebilir. Karşı cinsten birisine birisiyle yeni tanışmalarda, kalabalık bir grupta dikkatin kendisine yöneldiği durumlarda,bazı ergenlerde korkma, heyecanlanma ve bunların sonucu kızarma görülebilir. Benzeri huzursuzluk veren durumlarla baş edebilmek için alkol veya uyuşturucu maddelerin geçici rahatlatıcı etkisinden yardım uman gençler çok tehlikeli bir araca sığındıklarını bilmelidirler.

  Hazza Yönelik Olma

 Madde bağımlılarında görülebilen kişisel niteliklerin birisi de değişiklikten heyecan duyma ve hazza yönelik olmaktadır. Duygularının ve bedeninin yeni heyecanlar yaşaması ve kısa süreli de olsa coşkulu biçimde zevk alma arzusu bireyi, uyuşturucunun sahte büyüsüne kaptıran gerekçe olabilir. Uyuşturucu alt kültüründeki “kafa bulmak” veya “kafa yapmak” tabirleri maddenin geçici olarak verdiği rahatlama ve zevk alma halinin nitelendiren argo kelimeleridir.

  Kötü Alışkanlıklara Sahip Arkadaş Çevresi

Ergenlikte arkadaş-akran etkileşimi yoğundur, gençler arkadaşlarının etkisine açıktır. Ergen için bir arkadaş grubuna sahip olmak grubunda değer verilen bir insan olmak en güçlü isteklerdendir. Alkol ve diğer uyuşturucuların kullanıldığı çevrelerde yaşayan, bu maddeleri kullanan arkadaşlara sahip gençler onların özendirmelerinden dolayı bu maddeleri deneyebilir ve bağımlılık geliştirebilirler. Gençler için yeni olanı denemek ve bir faaliyeti “ilk defa”gerçekleştirmek onları belirli eylemlere yönelten önemli bir nedendir. Gençler kendileri için yeni olan bir alışkanlığı “merak ettikleri için” denemek isteyebilirler.

Arkadaş çevresinin değerlerini grup tarafından dışlanmamak için benimseme ve bu yüzden onların etkisinde kalarak sapan davranışları taklit etme yanında bir bakıma grup baskısı yüzünden onların alışkanlıklarını benimseyenleri de görmek mümkündür. Arkadaş ve akranlarının kötü alışkanlıkları ergenlere yeni alışkanlıkları denemeleri için bir öğrenme ortamı yaratmakta ve teşvik edici olmaktadır. (Köknel 1983 ve Kasatura 1995)

Alkollü içki içmek bazı gençler arasında bir ayrıcalık ve güç göstergesi olarak görülüp, yetişkinliğe ait davranışlar gibi anlaşılmaktadır. Bu da  gruptaki diğer gençlerin alkole özenmesine yol açmaktadır. Çocuk ve gencin yetiştiği aile ortamı ve yakın akraba çevresi de benzer olumsuz örnekler taşıyabilir, kötü alışkanlıklar kazanılması benzer çevrelerde yetişenlerde daha çok görülür.

   

 
 
 
Özel Arama
 
 
 

Ailenin yerini alma. Yaşıt grubu belirli bir ölçüde ailenin yerini almaktadır; genç, ailesinin kim olduğundan oldukça bağımsız olarak, belirli bir konumun varlığını ya da yokluğunu hissedebilir.

 

 
 
 
 
Bazı kızlar yılda sadece 3–4 kez adet görebilir. Stres, ağır egzersiz, ani kilo kaybı ve diyet nedeni ile adet siklusları bu kadar uzun sürebilir.

 

 
 
 
UYARI : Ergenlikdonemi.com'un içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. ergenlikdonemi.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır. Sitemizde yer alan yazı ve makaleler mutlaka kaynağı belirtilerek yayınlanır.