Guatr: Ergenlik döneminde, özellikle kızlarda sık rastlanan bir
sorundur. Halsizlik, yorgunluk, uykuya eğilim gibi belirtiler ya da sinirlilik,
hırçınlık, zayışama gibi şikayetlere yol açan farklı işlev bozuklukları
görülebilir. Mutlaka tedavi edilmelidir.
Kansızlık: Ergenlik çağında özellikle kızlarda sık rastlanır.
Solukluk, iştahsızlık, çabuk yorulma başlıca belirtilerdir. Adet kanamalarının
fazla olması ya da bilinçsizce yapılan zayıflama rejimleri bu sorunun ortaya
çıkmasını kolaylaştırır.
Kemik ve İskelet-Kas Sistemi Bozuklukları: Ergenlik döneminde
hızlı boy ve kilo artışı ile vücut boyutlarının hızlı d eğ iş i m i bu dönemde
bazı ortopedik sorunların sık görülmesine yol açar. Bu dönemde özellikle erkek
çocuklarda sportif aktivitelerin artması döneme özgü kemik, eklem ve kas
problemleri doğurabilir. Çocuğunuzdaki sırt ve bel ağrısı, omurga eğriliği,
aksayarak yürüme gibi yakınmalar ihmal edilmeden ilgili bir uzman hekime
başvurulmalıdır.
Aşırı Kıllanma: Kız çocuklarında ergenliğin başlamasıyla birlikte sık
karşılaşılan bir sorundur. Yapısal nedenli olabileceği gibi hormonal
dengesizliğin bir bulgusu olabilir. Özellikle adet düzensizlikleriyle birlikte
olduğunda daha önemlidir.
Akne (ergenlik sivilcesi): Ergenlik dönemindeki çocukların % 80’inde görülür ve
erkek çocuklarda daha belirgindir. Aşırı olması ileri inceleme gerektirir. Cilt
temizliğine önem verilmelidir.
Adet Düzensizlikleri: Kızların çoğunda ilk adeti izleyen iki yıl
içinde adetlerinin önemli ölçüde düzene girmesi beklenir. Bu dönemden sonra
devam eden adet düzensizliklerinin nedeni araştırılmalıdır. Aşırı adet kanaması
ve ağrılı adetler ergenlik çağındaki kızların önemli bir kısmında günlük yaşamı
olumsuz etkileyen sorunlar olup nedeni araştırılarak tedavi edilmelidir.
Erkeklerde Meme Büyümesi: Ergenlik çağının erken dönemlerinde sık
rastlanan ve % 80’ninde ergenlikteki hızlı hormon artışına bağlı normal bir
durum olabilir. Doktorunuz bu durum için gerekirse tetkik yaptırabilir.
Şişmanlık (obezite): Hangi yaşta görülürse görülsün mutlaka
tedavi edilmesi gereklidir. Obez çocukların özellikle ergenlikten sonra kilo
vermeleri çok zordur. Bunların en az yarısı erişkin yaşamlarını da obez olarak
sürdürmektedirler. Kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı,
kolesterol yüksekliği, solunum rahatsızlıkları, eklem hastalıkları ve adet
düzensizlikleri şişmanlıkla doğrudan ilişkili hastalıklardan birkaçıdır. Obez
çocuklar mutlaka hekim kontrolünden geçmeli; gerekli hormon incelemeleri
yapıldıktan sonra tedavi edilmelidir.
Unutulmamalıdır ki her çocuk ve ergen; boy ve kilo artışı ile
cinsel gelişimi bakımından belirli aralıklarla kontrol edilmelidir.
ERKEN ERGENLİK
GELİŞİMİ
Cinsel gelişmenin başlama yaşı cinsiyet, ırk, iklim ve çevre
koşulları, beslenme ve kalıtsal özelliklere göre farklılık gösterir. Kız
çocuklar, erkeklerden ortalama 2 yıl kadar önce ergenlik dönemine girer. Sıcak
iklimler ve deniz seviyesinde yaşayan topluluklarda ergenliğe girme soğuk
iklimlerde ve yüksek rakımlı yerlerde yaşayanlara göre daha erken başlar.
Özellikle gelişmiş ülkelerde beslenmenin çok iyi olması, büyüme temposunun
hızlanmasıyla birlikte ergenliğe girişin de daha önce meydana gelmesine neden
olur.
Ağır fizik egzersiz yapanlarda (sporcu, balerin gibi) ise
ergenliğe giriş yaşı daha geç olabilir. Çocukların ergenlik başlama yaşı
genellikle anne-babanın ergenlik yaşlarına paralellik gösterir. Özellikle
kızlarda ilk adet görme yaşı anneninkine benzer.
Cinsel gelişimin ilk belirtisi kızlarda 10, erkeklerde 12 yaş
civarında başlar. Cinsel gelişme belirtilerinin kızlarda 8, erkeklerde 9
yaşından önce başlaması anormaldir ve ileri inceleme gerektirir.
Ergenlik döneminin başlama zamanı gibi süresi de bireyden bireye
farklılıklar gösterir ve her çocuk için özeldir. Ortalama 2-5 yıl arasında olan
bu sürecin çok hızlanması da erken başlaması gibi anormal kabul edilip incelenmelidir.
Bu dönemde cinsel gelişimi sağlayan hormonlar kızlarda yumurtalıklardan
salgılanan östrojen, erkeklerde ise testislerden salgılanan testosterondur.
Erken cinsel gelişme kız çocuklarında erkeklerdekinden 10 kat
daha sık görülür. Nedeni genellikle beyindeki hormon salgılanmasını düzenleyen
bezlerin erken uyarılmasıdır. Ancak nadiren, yumurtalık-testis ya da böbreküstü
bezinin bazı hastalıkları da erken cinsel gelişime yol açabilir. Bu nedenle
mutlaka bazı incelemeler yapılarak problemin nedeni kesin olarak saptanmalıdır.
Cinsel gelişim sırasında vücutta cinsiyet hormonlarının etkisiyle
önemli değişiklikler meydana gelir. Hızlı boy ve kilo artışı ile cinsiyet
özelliklerinin belirginleşmesi (meme gelişi-mi, akne, ses kalınlaşması vb.)
çocuğun hızla akranlarından ayrılmasına neden olur. Yaşıtları tarafından itilen
bu çocuklar ruhsal gelişimleri henüz buna uygun olmadığından daha büyük çocuk
gruplarına da kabul edilmediklerinden arkadaş gruplarından koparak içe
kapanırlar. Ayrıca beden görünümü nedeniyle çevre tarafından daha büyük olarak
algılandıklarından herkes onlardan yaşından daha olgun davranış bekler ve ruhsal
gelişimi buna uygun olmayan çocuk çevre tarafından hiperaktif, şımarık, geri
zekalı olarak değerlendirilebilir.
Diğer önemli sorun ilerde ortaya çıkan boy kısalığıdır. Cinsiyet
hormonlarının etkisiyle yaşıtlarından önce hızlı boy atan çocuğun kemiklerindeki
büyüme kıkırdaklarıda erken kapanacağından büyümesi yaşıtlarından önce sonlanır
ve yetişkin boyu kısa kalır. Böylece ilkokulda sınıfın en uzunu olan çocuk,
liseye geldiğinde sınıfın en kısası haline gelebilir.
Kaynak : Çocuk
Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği