Bu dönemdeki kişilere verilecek eğitimde daha çok soyut içeriğe yer verilmesi
onların yeni, yeni kazanmaya başladıkları düşünce özelliklerini kullanma fırsatı
verecektir. Dersler de bu olanağın sunulması yararlıdır. Ancak hatırda tutulması
gereken diğer bir husus ta, derste anlatılan bir takım kavramların hala fazla
soyut gelebilmesidir. Bu yüzden laboratuar deneyi gibi yöntemler (özellikle daha
önceden yaşantılarının olmadığı hususlarda) eğitimde yararlıdır. Ergenlik
dönemine giren kişilerin kardeş kavramını bile henüz tam olarak edinmedikleri
akıldan çıkarılmamalıdır.
Eğitim bireysel farklılık gösteren öğrencilere de hitap ettiğine göre sınıfta
soyut düşünme özelliğini kazanan öğrencilerin yanı sıra henüz bu özelliği
edinemeyen öğrencilerin de bulunabileceği hatırda tutularak somut materyaller
kullanılmalıdır. Bu dönem bireysel farklılıkların artmaya başladığı bir
dönemdir. Bu yüzden gelişim kuramcıları bu dönemden itibaren yaş belirtmemeye
başlarlar.(Bacanlı, 1999, s.56,57)
Soyut işlemsel düşüncenin önemli boyutlarından biri bilimsel düşünce yapısını
kazanmaktır. Bilimsel düşüncenin yapısı hipotezler oluşturmak, olası çözümleri
sistematik bir şekilde değerlendirmek ve zorlu bir problem karşısında doğru
cevaba ulaşmaktır. Karmaşık bir düşünce yapısı gerektiren durumlarda irdeleme,
tahayyül etme, hipotez oluşturma ve soyut düşünebilme becerileri geçerli
olmaktadır.
11 yaşından sonra ergenin düşünce yapısında meydana gelen önemli
değişikliklerden biri, kendinden küçük çocuklara göre daha soyut
düşünebilmesidir. Gerçek ve somut uyaranlar ergenin düşünmesi için gerekli olan
uyaranlar değildir.Ergen görsel uyaranları olmayan boyutlarda da düşünce
üretebilir. Hipotezler, olasılıklar veya tamamen soyut öneriler bağlamında
düşünce üretip, olası problemi mantık yoluyla çözümleyebilirler. Ergenin soyut
işlemsel dönemdeki düşünce yapısı ve özelliklerini sözlü problem çözme
becerisinde görmek mümkündür. Somut işlemsel beceri düzeyindeki çocuk için
Ayşe’nin boyu = Cemre’nin boyu problemini çözmesi için problemin elemanlarını
görmesi esastır. Oysa soyut işlemsel düşünceye ulaşmış bir ergen için benzeri
bir problem sözlü olarak da çözümlenebilir.
Ergenin soyut düşünce niteliklerinden biri de düşünmek için düşünme özelliğidir.
Örneğin, bir ergen şöyle yakınabilir: “Ne olduğumu, kim olduğumu niçin
düşündüğüm için düşünmeye başladım” .Ergenlerde düşünceye ve düşüncelerin soyut
özelliklerine eğilim ve ilgi artmıştır. Ayrıca ergenlerin düşünceleri
olasılıklar ve idealizm yüklüdür. Daha küçüklerde ise düşünceler nesnel
özellikler ve bilinç ile belirlenmiş bir durumdayken, ergenlerin düşünceleri
kendilerinde ve başka kişilerde olmasını arzu ettikleri ideal özellikler ve
spekülasyonlara yüklüdür. Bu tür düşünceler de ergenin kendisini ve başkalarını
ideal özellikler ile karşılaştırmasına imkan sağlar. Genç olası durumlar ve
hayallerle yüklü düşünce alemi içindedir ve ergen bu düşünceler içinde
sabırsızlık ve kararsızlık gösterir.
Kişiler son çocukluk döneminden sonra akıl yürütme özellikleri itibariyle de
değişme gösterirler.Ergenlik yıllarında akıl yürütmenin esaslar, hipotezler
kurup, hipotezlerden sonuç çıkarma şeklinde gerçekleşmektedir. Hipotez – sonuç
muhakemesi şeklinde tanımlanan bu akıl yürütme tarzı, bilimsel anlayışın
temelini oluşturur. Ergenin akıl yürütme şekli soyut işlemsel düşüncenin
karakteristikleri ile açıklanabilir. Gerçeklerden farklı olarak varsayım ve
olasılıklarla düşünme ve sürekli kendi düşüncelerine yansıtması şeklinde bir
düşünce mekanizması vardır. Bu düşünce mekanizması ergenliğin tipik
özelliklerinden sorumludur. Ergen kendi dünyasına odaklaşmış, gelecekle ilgili
planlarla meşgul, geleceğe yönelmiş ve ideolojik bakış açıları geliştirmekle
ilgilidir.
Soyut işlemsel düşüncenin iki aşamada olduğu kabul edilmektedir. Birinci aşamada
hipotez oluşturma becerisindeki artış nedeniyle sınırsız olasılıkları içeren
düşünceler ağırlıklıdır. Bu aşamadaki ergenin düşüncesinde gerçekler
bastırılmıştır. İdeal olan ve olası olan düşünce tarzı hakimdir. Ergenliğin
ortasına doğru gencin zihinsel yapısında bir dengelenme görülür. Ergenliğin
ikinci aşamasında, gençler artık düşünce ürünlerinde yaşantının kendisiyle
bağdaştırma durumundadırlar.