Davranış standartları için
bir kaynak. Yaşıt
grubu temel olarak ergenlerin neyi değerli bulduklarını temsil ettiği için
ergenlerin bu yolla öz-yönetim için kendi haklarını onaylamalarıdır. Ancak,
ergen birincil olarak daha açık fikirli olan yaşıt grubuna yönelse de,
yaşamındaki temel kararlar için, iki grup arasında çatışma olduğunda, ailenin
standartları yaşıt grubundan daha önemli olmaktadır. Ergenler ve çevrelerindeki
yetişkinler arasındaki duvar kalınlaştıkça yaşıt kültürü daha çekici gelmekte ve
gençler destek ve kimlik için yaşıt grubuna daha çok yönelmektedir.
Sayılarda güvenlik
bulunmaktadır.
Yaşıt grubu, yetişkinlerin gençler üzerine koydukları zorlamalardan ergenleri
ayrı tutmakta ve korumaktadır. ergenler, “herkes gidiyor (ya da yapıyor,
giyiniyor..vs.) ben neden gidemiyorum” türünden birşey söylediklerinde,
sınırlayıcı yetişkinlere fikirlerini değiştirmeleri için evrensel olan bir
savunucu protesto yapmaktadırlar.
Yaparak deneme olanakları.
Flört etme, ders dışı etkinliklere katılma, yaşam, geleceğe ilişkin amaçlar ve
genelde dünya ile ilgili tartışmalar, bir yetişkin olabilmek için çok önemli
olan prova yaşantılardır. Kişi yaparak denedikçe, yaşıt grubu anında
geribildirim kaynağıdır. Yaşıtlardan gelen geri bildirimler, yansız olduğundan
(bazen de acımasız), ergenlerin kim olduklarına ilişkin oluşan kavramları
şekillendirmede ve iyileştirmede kullanabilecekleri ipuçlarını ve bilgileri
sağlamaktadır.
Model olma olanakları. Özellikle aile konusunda
dezavantajlı olan gençler için, yaşıt grubu, çoğu anababanın sağlayamadığı bir
psikososyal moratoryum sağlamaktadır (Akt; Adams, 1995).
Ergenlik başlarında kızlar ve
erkekler vucutlarındaki değişmeleri tartışabilecekleri, duygusal durumlarına
paylaşabilecekleri az sayıdaki arkadaşa ihtiyaç duyarlar. Böylelikle kendilerini
tanıyabilir ve başkalarının dünyalarını anlayabilirler. Daha sonraki yıllarda
gencin arkadaş çevresi genişler. Böylelikle insan ilişkileri ile ilgili
deneyimleri oluşur. Sosyal gelişme için ergenin arkadaşlarıyla birlikte olmaya
ihtiyacı vardır. Bu sıralarda anababanın ve diğer yetişkinlerin dünya görüşleri
reddedilir. Içinde bulunduğu arkadaş çevresinin değerleri ve dünya görüşü genç
için önem kazanmaya başlar. Hatta bazı durumlarda ergen, akran grubuna kabul
edilmek için veya arkadaşları tarafından onay görmek için onların haraketlerini,
tutumlarını benimser görünür (Kulaksızoğlu, 2000).
Ileri ergenlikte ve genç
yetişkinlikte, bireyler kendilerini kendi kimlikleri içinde daha rahat ve benlik
kavramları içinde daha güvende hissetmeye başladıkları için akran
gruplaşmalarının önemi azalmaktadır. Üniversitelerde, her ne kadar sporculardan,
aynı konuyla uğraşan insanlardan daha geniş gruplar kuruluyorsa da arkadaşlar
çoğunlukla karşı cinsten eşlerle olmaya başlamaktadır (Gander ve Gardiner,
1998).
Karşıcinsel İlişkiler
Genç ergenler, aynı cinsten
yaşıtlarıyla, karşı cinsin üyeleriyle nasıl konuşulmalı ve nasıl dikkat çekmeli
gibi konularda tartışırlar. Bir öğretmene ya da başka yetişkine şiddetle aşık
olabilirler ya da çocuksu bir aşka yönelebilirler. Birbirlerine sataşmaya, şaka
yapmaya başlarlar, bozulmuş gibi yaparlar ve karşıcinsel durumlarda rahat olmaya
çalışırlar. Sonunda birlikte çıkmaya başlarlar (Yörükoğlu, 1996).
Skipper ve Nass (1966), dört
işlevi gerçekleştirmeye yönelik amaçlı bir davranış olduğuna inanmaktadır.
Çıkmanın bu işlevleri; yenilenme, toplumsallaşma, statü kazanımı ve biriyle
birlikte olmadır. Çıkma olgusu, daha çok, toplumsal bir deneyim ve karşıcinsel
ilişkilerin çıkışı olarak görülmektedir. Feinstein ve Ardon, ergenin karşı
cinsel gelişimini açıklamak için dört evreli bir kuram önermiştir.
Bu evreler;
1.
Cinsel uyanış (13-15 yaşları)
2.
Uygulama (14-17 yaşları)
3.
Cinsel rollerin kabullenilmesi (16-19 yaşları)
4.
Seçimlerin gelişimi (18-25 yaşları)
(Akt; Adams, 1995).